Editör

el-aziz@el-aziz.com 06 Eylül 2017 Çarşamba 07:15 DİĞER KÖŞE YAZILARI

ERBAKAN’DAN ÖNCE NASIL BİR DÜNYA VARDI; ŞİMDİKİ İSTİKAMETİ NEREYE?

Erbakan’ın siyasi hayata atıldığı 1969 yılında, Dünya Siyonizm’inin Yalta Konferansında Birleşmiş Milletler Teşkilatını kurup çatısı altında şekillendirdiği ve ABD-SSCB liderliğine bıraktığı 2 bloklu bir dünya düzeni yürürlükteydi. Siyonizm 20. Asrın ilk yarısında artarda çıkardığı 2 dünya savaşının bitiminde Yalta Konferansını gerçekleştirmişti.
 
Komünist Doğu Blokunun lideri SSCB ile kapitalist Batı Blokunun lideri ABD danışıklı bir şekilde sürdürdükleri, adına soğuk savaş denilen süreçte dünyayı aralarında bölüşmüştü. İki blokun askeri örgütleri NATO ve Varşova paktları arasında bir çatışma vaki olmadığı, paylaşmadıkları nizalı ülke kalmadığı halde, sürekli silahlanmaları dünyayı daima korku, endişe içinde yaşamaya ve kurulu düzene itaat etmeye mahkûm ediyordu.
 
Erbakan bir merkezden 2 bloku yöneten Siyonizm’i timsaha, komünist bloku üst çeneye, kapitalist bloku alt çeneye benzeterek insanlığın kanının, canının, alın terinin sömürülüp bu canavar tarafından yutulduğunu söylüyordu. Siyonizm’in bir gizli dünya devleti kurup, ABD ile SSCB’yi sopa gibi kullanarak bütün bir insanlığı baskı ve zulümle sömürdüğünü anlatıyordu.
 
Daha siyasete atıldığı ilk günden itibaren Millî Görüş’ü, Siyonizm ve İsrail karşıtı söylem ile topluma anlatan Erbakan hedefini Yeniden Büyük Türkiye liderliğinde Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen kurulması şeklinde belirlemişti. 1969 Seçimine Konya’dan bağımsız aday olarak girmiş milletvekili seçilmişti. Kurduğu ilk partisi Millî Nizam kapatılınca yerine Millî Selamet Partisi’ni kurmuş ve 1973 Seçiminde 52 parlamenter kazanıp Meclis’e girmişti.
 
Türkiye’yi siyasi krize sokup faturayı Erbakan’a kesmek için 100 gün geçtiği halde hiçbir şekilde hükümet kurulamadı. İrtica kalkışması olarak nitelenen Millî Görüş’ü rejim karşıtı olduğu gerekçesiyle, yargı eliyle kapatılmasını isteyenlerle siyaseten başarısız kılınması gerektiğini söyleyenler tartışıyorlardı. Sonunda CHP ile koalisyona zorlayarak siyaseten elimine edilmesi yönünde hareket ettiler.
 
1973’te Meclis’te 4 parti grup kurdu: Ecevit liderliğindeki CHP, Demirel liderliğindeki AP, Erbakan liderliğindeki MSP, Bozbeyli liderliğindeki DP. Birçok hükümet alternatifi olduğu halde kimse koalisyona katılmak istemiyordu. Erbakan nihayetinde bir hamle yaptı CHP ile hükümet kurdu. Buna çok sevindiler. CHP’nin MSP’yi bitireceğinden herkes çok emin idi. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtının ardından Başbakan Ecevit hükümeti bozduğunda şok yaşandı. Dönemin en etkili gazetesi Tercüman, MSP’li 7 bakan CHP’li 14 bakandan çok daha etkili oldu şeklinde manşet atmak zorunda kalmıştı.
 
20 Temmuz 1974’te gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtından 4 ay sonra, 23-24 Kasım 1974 günleri ABD Başkanı Gerald Ford ile SSCB lideri Leonid Brejnev Sibirya’da turistik bir kent olan Vladivostok’ta bir zirve gerçekleştirdiler. Erbakan bu zirveye ilişkin şöyle bir değerlendirme yapmıştı Millî Selamet Partisi’nin 1978’deki bir seminerinde:
 
Vladivostok Zirvesinde ABD-SSCB liderleri ne görüştüler, neleri kararlaştırdılar; bunların bilinmesi tabii ki mümkün değil. Lakin ondan sonraki gelişmelere bakıldığında görüşmüş olabilecekleri konuları tahmin etmek mümkündür. Peki, zirveden sonra hangi gelişmeleri gördük? Önce ABD savaşmakta olduğu Vietnam’dan çekildi. ABD acaba yenildi mi, diye düşünülürken ardından da SSCB Mısır’dan çekildi. Anlaşıldı ki, ABD ile SSCB Vietnam’ı Mısır’la takas yapma kararı almışlar. Sonra Pakistan bölündü Doğu Pakistan Bangladeş adıyla yeni bir devlet olarak kuruldu. Birbiriyle şiddetli bir sağ-sol kavgası yapan iki lideri Zülfikar Ali Butto ile Şeyh Muciburrahman Pakistan’ı bölüp her biri bir parçayı yönetmeyi üstlendi. Demek ki, o zirvede alınan bir karar da Pakistan’ın bölünmesiydi. Peki, Türkiye ile ilgili ne karar alındı? Türkiye’de de sağ-sol kavgası başlatıldı. Kitlesel olayların Fatsa, Sivas, Kahramanmaraş, Adana hattında yapıldığını görüyoruz. Kuzey-Güney ekseninde Türkiye’yi bölmek için bu güzergâhta kurtarılmış bölgeler oluşturuyorlar. Birleştirecekler, Türkiye’nin doğusu ile batısını fiilen birbirinden kopartacaklar. Doğuda Marksist-Leninist bir Kürt Devleti, batıda ırkçı faşist bir Türk Devleti kurup ABD ile SSCB Türkiye’yi kardeş payı yapıp bölecekler. Vladivostok Zirvesinde yapılan bir anlaşmanın ise bu olduğundan emin olmak gerekir.” Erbakan bunları anlattıktan sonra başaramayacaklar diye ekledi.
 
ABD ile SSCB arasında süregelmekte olan şiddetli soğuk savaş döneminde bu yapılmış olan zirvenin 1974 Kıbrıs Barış Harekâtından 4 ay sonraya denk gelmesine dikkat çekip Erbakan ile bağlantısı üzerinde durmak istiyoruz…
 
Başbakanlığı sırasında Ecevit ordu bünyesinde kurulmuş olduğunu ödenek tahsis edilip imzasına sunulurken farkına vardığı kontrgerilla adını verdiği bir örgütten söz etmiş, çok büyük tartışmalara yol açmıştı. Buna Gladyo diyerek NATO’ya mal edenler de olmuştu. Oysa Türkiye’nin NATO’dan gizlisi-saklısı olmadığı bir yana, Ecevit’in de Gladyo’dan bir alıp veremeyeceği olamazdı. Olayın aslı şuydu:
 
Erbakan ordu bünyesinde gizli bir örgüt kurmuş, yönetiyordu. Bunu fark ettiklerinden bir çözüm bulmaya çalışıyorlardı. Millî Nizam Partisi’nin kapatılması ardından Millî Selamet Partisi’nin kurulabilmesi, CHP ile hükümette iken Kıbrıs Barış Harekâtının gerçekleşmiş olması ve dayatılan çözüm önerilerine direnilmesi ordu içindeki bu gizli örgütle ilintilenip çare aranıyordu. Siyonizm, Türkiye kontrolden çıkabilir diye bölünmesini öngörmüştü…
 
Erbakan TSK bünyesinde kurduğu bu derin devlet üzerinden ABD’de planlanan 12 Mart 1971 Muhtıra ve 12 Eylül 1980 Darbe süreçlerini kontrol ederek nihayet Türkiye yönetim mekanizmasına nüfuz etmeyi başardı, dizginlerini ele geçirdi. Türkiye’yi bölme planlarını akamete uğratan Erbakan Siyonizm’in güdümünden çıkartıp bağımsız politikalar üretme ve izleme imkânı da elde etti.
 
Siyonizm’in Gizli Dünya Devletine dair kendi kaleme aldığı bir kitap yayınlayan Erbakan, deklare ettiği hedeflerini gerçekleştirmek için Millî Görüş’ün gizli dünya devletini merkezi Türkiye olarak örgütledi. Her ülkede Siyonizm güdümlü bir derin devlet vardı. Dünyadaki kurulu düzene alternatif olacak bir yönetim oluşturmak için birçok ülkenin derin devletleri oluşturuldu ve entegrasyonları sağlandı.
 
İslam ülkelerinin tamamında, Rusya’da, Almanya’da, ABD’de ve başka birçok ülkede bu derin devletler faaliyete geçirildi. Böylece Siyonist yapılanma ile her ülkede mücadeleye başlandı. Siyonizm’in kurduğu derin devletlerle iktidar mücadelesine girişen derin devlet yapılanmalarının üssü Türkiye’deki millî derin devlettir. Şimdilik yalnız iktidar olma adına mücadele yürütüyorlar. İleride yeni bir küresel düzen oluşturulması söz konusu olacaktır ki bu D-8’in 6 temel ilkesi üzerine bina edilecektir. Erbakan D-8, D-60, D-160 derken, bu küresel bazda inşa edilecek olan Yeni Bir Dünya ve Adil Düzeni kastediyordu.
 
Erbakan’ın Millî Görüş hareketini yürüttüğü 40 yıl içinde Dünya Siyonizm’inin 1945 Yalta Konferansında kurduğu 2 bloklu dünya düzeni SSCB/Doğu Bloku dağılınca yıkıldı. Artık soğuk savaş da bitti ve tek süper güç ABD liderliğinde Yeni Dünya Düzeni ilan edildi. Bu da ABD ve müttefiklerinin işgal ettikleri Irak’ta İslami cihat örgütlerinin direnişi karşısında yenilgiye uğrayıp geri çekilmeleriyle çökmüş oldu.  Bugün ne 2 kutuplu dünya, ne de tek süper güç var. Birçok ülke artık bağımsız politikalar üretip yeni ittifaklar oluşturuyorlar…
 
Türkiye de bölge lideri küresel bir güç olarak bağımsız, özgün, millî politikalar üretmekte ve uygulamaktadır. Dünya Siyonizm’inin Türkiye’yi terör örgütleriyle, darbe girişimleriyle bölme, yıkma, yönetimini ele geçirme hamlelerinin tümü püskürtülmüştür. Yapacağı çok fazla şeyi kalmayan Dünya Siyonizm’inin Rusya’da Putin’i, ABD’de Trump’ı, Almanya’da Merkel’i devirmeye gücü yetmemektedir.
 
Kısaca, Erbakan’dan önce dünyada mutlak bir hegemonik düzen kurup yöneten Yahudi, şu anda herhangi küresel bir düzenin sahibi değildir; yaşanan tam bir düzensizlik halidir. Lakin gidişat, Türkiye liderliğinde İslam Birliği temelinde Yeni Bir Dünya ve Adil Düzenin kurulması yönündedir.
 
Artarda iki küresel savaş çıkartıp dünyada hegemonik bir düzen kuran Siyonizm Deccal; onu yıkarak, küresel Adil Düzen kurulması için gerekli mekanizmaları kuran Erbakan ise bildirilen kurtarıcı, beklenen Mehdi olarak ileride çok daha açık net anlaşılacaktır.

>>>O<<<
  
Sayı: 980
YORUM EKLE
    YORUMLAR
DÖVİZ KURLARI
USD 6.2384     EURO 6.8405     IMKB 105994     ALTIN 317,534    
Expression #1 of SELECT list is not in GROUP BY clause and contains nonaggregated column 'Awhaber_elaziggundem.c.id' which is not functionally dependent on columns in GROUP BY clause; this is incompatible with sql_mode=only_full_group_by