İSRAİL KAYNAKLI

Avrupa Birliği ülkelerinin giderek artan İslam düşmanlığı ve Türkiye korkusunun arka planı İsrail’in Suriye’de hayati önemdeki sıkışmışlığının etkisiyle oluşturulmaktadır.

21 Mart 2017 Salı 21:23 < MANŞET
Türkiye’yi hedef alan Siyonist-Haçlı ittifakı

İSRAİL KAYNAKLI
 
Avrupa Birliği ülkelerinin giderek artan İslam düşmanlığı ve Türkiye korkusunun arka planı İsrail’in Suriye’de hayati önemdeki sıkışmışlığının etkisiyle oluşturulmaktadır. Suriye kadar dünyayı ilgilendiren bir konunun olmayışı İsrail için taşıdığı büyük önemden kaynaklanıyor olmalıdır. Türkiye’nin Fırat Kalkanı harekâtıyla askeri anlamda İsrail ile sınırdaş olmasında Dünya Siyonizm’ini dehşete düşüren tehdit unsurları mülahaza edilmektedir.
 
Çünkü Yahudi’nin Kızılelma’sı Arzımevud’un doğu sınırının dayandığı nehirden ismini alan Fırat Kalkanı harekâtının Dünya Siyonizm’ine yönelik mesajlar içerdiği düşünülmektedir. O nedenle, Türkiye’nin Fırat Kalkanı harekâtını başlatmasına imkân sağlayan Rusya’ya İsrail Başbakanı artarda 6 ziyaret gerçekleştirmiş bulunuyor.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Putin ile yapacağı görüşmelerin 1 gün öncesine denk getirilen Moskova ziyaretleri, Netanyahu’nun ajandasında neler olduğuna dair ipuçları vermektedir. Rusya’nın Gürcistan, Ukrayna ve Baltık ülkelerindeki faaliyetlerine destek sağlamak üzere Türkiye hesabına Suriye’ye müdahale ettiğini bilen İsrail, Putin’i bu işbirliğinden vazgeçirip Fırat Kalkanı harekâtını uluslararası destekten yoksun bırakmak istemektedir.
 
Rusya’yı pek fazla etkileyemediği görülen İsrail’in, Avrupa Birliği ülkeleri üzerinden Türkiye karşıtı siyasi ve toplumsal akımlar geliştirme çabası içine girdiği gözlemlenmektedir. İsrail’i ciddi bir güvenlik ve beka sorunu ile yüz yüze getiren Suriye’deki durum, III. Dünya Savaşı tehlikesini nicedir gündeme getirmektedir. Zira III. dünya savaşını ancak İsrail çıkartabilir.
 
Siyonistler hiçbir zaman düşmanlarının karşısına kendileri çıkmazlar. Çıkardıkları fitnelerle başkalarıyla aralarını açıp karşı karşıya getirerek hasımlarının işini bitirmeye çalışırlar. Bu, Avrupa Birliği ülkelerindeki İslam düşmanlığı ve Türkiye karşıtlığında çok bariz görülmekte olmasına karşın, küresel sermaye medyası illüzyonlarla olayları farklı yansıtmaktadır.
 
Küresel sermaye medyası Yahudi lobisine rağmen ABD Başkanı seçilen Trump’a yabancı düşmanlığı yaptığı gerekçesiyle acımasızca saldırırken Avrupa Birliği ülkelerinde yaşanan Türkiye ve İslam düşmanlığını destekleyerek meşruiyet kazandırmaya çalışmaktadır!
 
Avrupa Birliği ülkelerinde Türkiye düşmanı bölücü terör örgütü PKK’nın ve ihanet şebekesi FET֒nün desteklenmesine, her türlü faaliyetlerine imkân sağlanmasına vaziyet etmesine karşın İsrail münhasıran Türkiye karşıtlığı yaparken bunu yabancı düşmanlığı genellemesi ile sulandırmaktadır. Türkiye karşıtlığının kaynağı Batılı ülkeler üzerindeki İsrail etkisidir.
 
Küresel sermayeye ait yerli televizyonların programlarında İsrail ağzıyla konuşanlar Batıya güzellemeler yaparak hala üstün değerlerinden söz edebilmektedirler. Faşizmin-Nazizm’in anavatanı Avrupa’ya ırkçılığın yabancılar yüzünden arız olduğunu iddia edecek denli gözü dönmüş bu işbirlikçiler bin bir dereden sular taşıyarak Türkiye’yi haksız çıkartmaktadırlar!
 
Bu katıksız İsrail işbirlikçileri Yahudi kölesi olmayı reddeden Trump’ın ulusalcı söylemlerini abartarak İslam karşıtlığı şeklinde lanse ederken; Avrupa ülkelerindeki İslam düşmanlığını ve Türkiye karşıtlığını makul, mantıklı göstermek için olmadık şaklabanlıklar yapıyorlar.
 
Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde yuvalanarak Atatürkçülük adına İslam düşmanlığı yapma, laiklik adına Müslümanları devlet için potansiyel tehdit ve tehlike unsuru olarak lanse etme dönemi Sabetayist Yahudi unsurlar için artık geride kaldı. Fakat Pentagon’da bunu devam ettirme imkânına Siyonistler hala sahipler. Trump’la Pentagon’u karşı karşıya getiriyorlar.
 
Siyonistlere rağmen ABD’deki Ulusalcı akımın desteğiyle Başkan seçilen Trump dünyanın jandarmalığını bırakarak Suriye’den el çekmek istiyor. Rusya ve Türkiye ile işbirliği yapma ve terör örgütlerini desteklemekten vazgeçme eğiliminde olan Başkan Trump Pentagon’un direnişi ile karşı karşıya gelmiş bulunuyor. Öyle ki Pentagon’un ABD’de darbe yapacağına ilişkin iddialar dünya medyasında yer almaktadır.
 
Trump Suriye’ye ilişkin Pentagon’dan bir ay içerisinde plan yapmasını istemişti. Pentagon, hiç zahmet etmeyerek Obama döneminde hazırladığı planı aynen Trump’a da dayattı. Bu, İsrail’in Pentagon üzerindeki etkisini açık-net gösteren bir tutumdur. Lakin Trump’ı çaresiz bırakacağını düşünmek yanıltıcı olur. Çünkü ABD derin devletinde Trump’ı destekleyen bir etkili güç odağının bulunduğu artık yadsınamaz bir gerçekliktir. Bu güç odağı Obama’yı da destekleyip Yahudi lobisine rağmen Başkan seçtirmişti. Afganistan ve Irak işgallerini bitirip çekilme kararını alan, Büyük Ortadoğu Projesi ambalajıyla Büyük İsrail’i gerçekleştirmenin planını akamete uğratan Başkan Obama idi. Lakin Siyonistlerin direnişi karşısında pes etti. Giderek İsrail politikalarına uyum sağlamaya başladı. Bu defa Başkan Trump’a yüklenerek ABD’nin İsrail’i koruyup kollayan politikalarını bitip tükeninceye dek sürdürmesini istiyorlar.
 
Hiç şüphesiz ki Siyonist Neo-Con’ların dehşet saçan saldırıları karşısında Başkan seçilmiş olan Trump ABD’de yalnız değildir. Kendisini Beyaz Saray’a çıkaran Ulusalcı akım desteği devam etmektedir. Ulusalcı akım zannedildiği veya gösterilmek istendiği gibi sadece halka dayanan bir çevre hareketi de değildir. ABD derin devletinde güçlü dayanaklara sahiptir.
 
ABD’de de artık iki derin devletin varlığı, dışa yansımalarından çok açık net görülmektedir. Trump’ı destekleyip Başkan seçilmesini sağlayan ABD derin devleti Türkiye ile dayanışma ve işbirliği içindedir. ABD’yi küresel güç haline getiren, İsrail çıkarları için kullanan Siyonist kadim derin devlete karşı iktidar mücadelesi veren yeni derin devlet Ulusalcı akıma destek vermektedir. Bu mücadelede Türkiye’den destek almaktadır.
 
Siyonist Gizli Dünya Devletine karşı ilk derin devleti Türkiye’de Erbakan kurdu. Erbakan’ın 40 yıllık mücadelesi sonunda, Osmanlı Devletini yıkıp Türkiye Cumhuriyetini kuran İttihatçı kökenli Ergenekon derin devleti tasfiye edilerek millî derin devletin hâkimiyeti gerçekleşti.
 
Millî derin devlet Rusya’da Putin yönetimini, Almanya’da Merkel’i, ABD’de önce Obama’yı, ardından Trump’ı seçtiren derin devletler oluşturdu. Siyonist Gizli Dünya Devletine rekabet edecek güce ulaşan bir ulusal derin devletler zinciri oluşturdu.
 
Tüm İslam ülkelerinde şubeleri açılan millî derin devletin en son İran’da Erbakan’ın 13 gün süren ziyareti sırasında partneri oluşturuldu. İsrail işbirlikçisi Yahudi asıllı Ahmedinejad bu sayede siyasetten tasfiye edildi. D-8 kuruluş beyannamesinde imzası olan Rafsancani’nin desteklediği Hasan Ruhani öyle Cumhurbaşkanı seçildi.
 
Ergenekon derin devletinin tasfiyesinden sonra Türkiye’nin artık bir derin devleti var. Diğer ülkelerde ise millî derin devletler zinciri ile Gizli Dünya Devletine ait derin devletler zincirini oluşturan odaklar arasındaki iktidar mücadelesi devam etmektedir.
 
Şu anda Siyonizm’in kurduğu Gizli Dünya Devletinin tam kontrolünde olan bir süper gücün bulunmadığı bir süreç yaşanıyor. ABD ve NATO müttefiki devletlerin Irak ve Afganistan’da yenilgiye uğrayıp çekilme kararı almalarından sonra Siyonistlerin Çin’i süper güç yapmaya çalışmaları da sonuç vermemiş bulunuyor.
 
ABD ve NATO üyesi diğer ülkelerde demokratik rejimler olduğu için Siyonistlerin sermaye, medya ve çeşitli yapılanmalara dayalı hegemonyaları nihayet işlemez duruma geldi. Çin’in komünist yönetimini ele geçirerek onun üzerinden dünyayı zapturapt altına alma planlarını -merkezi yönetimi ele geçirmeyi başaramadıklarından- hayata geçiremeyen Siyonistler hiç beklemedikleri şekilde Trump’ın başkan seçilmesiyle ABD’yi de elinden kaçırmak üzereler. Tam bir Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olma durumu ile karşılaşan siyonistler Çin’e transfer ettikleri ileri teknoloji ve küresel sermaye yüzünden ABD’yi kaybetmekteler.
 
Türkiye’nin Rusya desteğiyle Suriye’de başlattığı Fırat Kalkanı harekâtını hiç beklenmedik şekilde başarıyla yürütmesi ve oluşturduğu alan hâkimiyeti İsrail’i olağanüstü tedirgin eder durumdadır. O yüzden bir yanda Avrupa Birliği ülkelerini Türkiye’ye karşı kışkırtırken diğer yanda da Pentagon üzerinden PKK-PYD’yi kullanarak ABD ile çatışma ortamı oluşturmayı planlamaktadır. İsrail nicedir Türkiye ile ABD’yi karşı karşıya getirmek istiyor başaramıyor.
 
Başkan Trump’a rağmen emrivaki ile bir çatışma çıkararak Türkiye ile ABD’yi karşı karşıya getirme hesapları yapan Siyonistler İsrail’in Suriye’de sıkışmışlığını aşmaya çalışmaktalar. Lakin Başkan Trump ve arkasındaki Ulusalcı güç odağı Siyonistlere ABD’de öyle bir sorun oluşturmaktadır ki; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, Türkiye’yi ikinci plana itmiş bulunuyorlar.
 
Başkan Trump ve dayandığı derin güç Türkiye milli derin devletinden destek almasa hiçbir direnç gösteremez. Başkan Trump’ı ziyaret eden İngiltere Başbakanı May’in de -doğrudan Türkiye’nin yolunu tutup ülkesine uğramadan- Ankara’yı ziyareti oldukça manidar bulundu.
 
Alman Şansölyesi Merkel’in her Türkiye’yi ziyaretinde aleyhine bir karalama kampanyasını başlatan Siyonist medya iki ülkenin işbirliği yapmasını engellemek için her türden aşırılığın göbeğinde yer almaktadır. Almanya’da PKK ve FET֒yü himaye eden İsrail’in nüfuzudur.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin, Alman Şansölyesi Merkel, Başkan Trump (onun arka planındaki derin güç) arasında stratejik bir siyasi dayanışma olduğunun İsrail çok iyi farkındadır. Bu yüzden Türkiye’nin Rusya ile, Almanya ile, ABD ile arasını her vesile ile bozmaya çalışmaktadır.
 
İsrail’in en etkili olduğu güç Pentagon üzerinden NATO’dur. Ergenekon derin devletinin bir türlü yaptıramadığı askeri darbeyi, İsrail FETÖ üzerinden gerçekleştirmeye 15 Temmuz’da teşebbüs etti lakin onu da başaramadı. Artık İsrail’in Türkiye’yi içeriden ele geçirme, yahut yıkma umudu kalmamıştır. Siyonistlerin I. Dünya Savaşında yaptığı gibi bir savaşın hedefi yapmasından başka çaresi de kalmamıştır.
 
Şimdiye dek İsrail NATO üzerinden Türkiye’ye yönelik bölgede de birçok operasyon yapıp engellemeye çalıştı ve hiçbirinden umduğu sonucu alamadı. Kuzey Irak’ta Kürtlerin devlet kurmaları için Türkiye’ye karşı kullanacakları her türlü ağır silahı verdi. Lakin Barzani bunu tam aksine Türkiye ile entegre olma yönünde kullandı. O yüzden onu da darbeyle devirme girişimleri oldu. Siyonizm için Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi tam bir fiyasko olmuştur.
 
Irak’ı İran’ın nüfuz alanına sokarak Türkiye’ye karşı bir Şii hilal oluşturma hesapları tutmak bilmedi. Bu planın bir parçası olarak Suriye’yi İran’a teslim etmesi ise İsrail’i tam bir felaket ile yüz yüze getirdi. NATO’nun Türkiye’yi Libya’da olduğu gibi Suriye’ye sokmama planına Putin’in desteği sayesinde darbe vuruldu. Putin şimdi Libya’ya da el attı! Türkiye’nin orada da önünü açacaktır. Karşılığında da Gürcistan’da, Ukrayna’da, Baltık ülkelerinde NATO’ya karşı Türkiye’nin desteğini alacaktır. NATO’daki müttefiklerinin Türkiye’ye vermekte imtina edip esirgediği savunma sistemlerini de Rusya vermektedir. Bu, çok açık bir stratejik ittifak ilişkisidir. Ne var ki şimdilik adı konulmamıştır.
 
Sayı: 957
YORUM EKLE
    YORUMLAR
  • EDİTÖR - 22 Mart 2017 Çarşamba 08:27
    RUSYA AFRİN'DE NE Mİ YAPIYOR: Fırat Kalkanı harekâtına imkân sağlayan Rusya'dır. Esat Yönetimini Türkiye'ye uyumlu hale getiren de Rusya'dır. Rusya'nın Afrin'deki faaliyeti de PYD'yi Türkiye'ye entegre etme amaçlı olabilir. Çünkü Rusya Gürcistan'da, Ukrayna'da, Baltık ülkelerinde NATO karşısında Türkiye'nin desteğine mutlak ihtiyaç hissetmektedir.
DÖVİZ KURLARI
USD 6.4499     EURO 7.1137     IMKB 88125     ALTIN 337,580    
Expression #1 of SELECT list is not in GROUP BY clause and contains nonaggregated column 'Awhaber_elaziggundem.c.id' which is not functionally dependent on columns in GROUP BY clause; this is incompatible with sql_mode=only_full_group_by