TÜRKİYE HEDEF!

Batı Dünyası FET֒yü sahiplenerek Türkiye’yi hedef yapıyor. Dost ve müttefik olduğuna aldırmadan içini oyuyor, darbeyle, terörle işini bitirmeye çalışıyor.

23 Ağustos 2016 Salı 20:08 < MANŞET
Darbe, terör, örtülü ekonomik-diplomatik abluka

TÜRKİYE HEDEF!
 
Başarısız 15 Temmuz Darbesini ABD, NATO ve AB’nin bir resmen üstlenmediği kaldı. Her halleriyle darbe girişiminin başarılı olamamasından duydukları hayal kırıklığını sergilerken, Batılı dost ve müttefikler bunu Türkiye’ye yansıtmamak için herhangi bir çaba göstermeye, rol yapmaya da gerek duymadılar. Hatta ABD’li askeri bir yetkili adamlarımızı tutukluyorlar derken sitem mi, tehdit mi etti anlaşılamadı.
 
Türkiye vahşi ve kanlı bir darbe girişimini meydanlara dökülen halkın moral desteği ile çok kısa bir sürede engellediği, sorumlularını derdest edip yargı önüne çıkardığı için dünyadan destek göreceğine tepki gördü. Özellikle Batı Dünyası darbe mağdurlarını değil darbecileri kollayıp haklarını savunmaya kalkıştı. Ve bütün bunları en yetkili ağız Cumhurbaşkanı çok net açık ifadelerle Türkiye ve dünya kamuoyu önünde ısrarla dile getirdi, getiriyor.
 
Batı medyası FETÖ lideriyle röportaj yapmada kapış kapış yarıştı. AKP iktidarının IŞİD’ten yana olduğundan söz edip FET֒nün dinler arası diyaloga açık ılımlı İslam’ı temsil ettiğine vurgu yapıldı. Açıkçası Batı Dünyası FET֒yü sahiplenerek Türkiye’yi hedef yapıyor. Dost ve müttefik olduğuna aldırmadan içini oyuyor, darbeyle, terörle işini bitirmeye çalışıyor.
 
FETÖ Darbesi başarısız kalınca, ardından PKK ve ona bağlı çakma IŞİD terör eylemlerine hız verdi. Gün geçmiyor ki bir şehirde bombalı araç patlatılmasın. Türkiye’ye dönük toptan bir imha planı yürütülüyor ve arkasında ABD, NATO, Avrupa Birliği var. Hortlayan bir Haçlı ruhu ile karşı karşıya gelen Türkiye dünyada oldukça riskli bir değerli yalnızlık yaşıyor.
 
Türkiye’yi ekonomik olarak batırmaya yönelik de nicedir çok sofistike uygulamalar devrede ama bir türlü sonuç alınamadı. Çünkü Batı Dünyası, içine girdiği küresel ekonomik krizden ne yaptıysa çıkamadı. Halen kıvranıyor. Türkiye’nin ekonomisini çökertmek için uyguladığı bazı riskli mücadele yöntemleri yüzünden Batı’daki ekonomik kriz daha da derinleşiyor.
 
Türkiye’yi yalnızlaştırmak için bölge ülkeleriyle arasında sorunlar çıkartmaya, çatıştırmaya ve diplomatik abluka altına almaya yönelik sürdürülen girişimlerden de umduğu sonuçların çıkmadığını gören Batı Dünyası giderek agresifleşmektedir. Müttefiki olan Türkiye’ye karşı Rusya ve İran ile anlaşma arayışına giren ABD umduğunu bulamadığının şaşkınlığı içinde terör örgütü dediği PKK’nın Suriye kolu PYD ile açıktan ittifak halinde hareket etmektedir.
 
Batı Dünyasının Türkiye’den başka hedefine koyduğu bir ülke yok. Suriye iç savaşına İran ve Rusya’nın katılmasına ses çıkartmayan Batı, Türkiye’nin yan bakmasına bile tahammül edemedi, edemiyor.
 
Irak ve Suriye’den gelen 3 milyon mülteciyi barındıran Türkiye’nin, bu iki ülkedeki olaylarla ilgilenmesine karşı çıkılırken İran’la Rusya’nın fiilen iç savaşta yer almasına razı olunuyor. Batı, düşmanlığını o denli açık ediyor ki Suriye ve Irak’ta faaliyet gösteren terör örgütlerine Türkiye’de eylem yapmak için her türlü imkânı sağlamasına karşın Türkiye’yi teröre destek vermekle suçluyor.
 
ABD, NATO hiçbir ülkeye yapmadığı düşmanlığı müttefiki Türkiye’ye yapıyor. Küresel güç, Türkiye ile uzlaşmaya değil kozunu paylaşmaya çalışıyor. Hiçbir konuda haklı gerekçeleri, dayanağı olmadığı halde Türkiye’yi bir kaşık suda boğmaya çalışıyor. Güç yetirebilse haklı haksız demeden üzerine çullanacak.
 
Türkiye’yi hedefine koyan küresel güç kural tanımaksızın bütün paradigmalarını çiğnemek pahasına ne şekilde olursa olsun işini bitirmek istiyor. Türkiye ile hiçbir şekilde anlaşmaya, uzlaşmaya varmayı düşünmüyor. Bütün imkânlarıyla bölüp parçalamanın, tasfiye etmenin, imha etmenin yollarını arıyor.
 
Çünkü Türkiye’nin dayanılamaz yükselişini engelleyemediği takdirde küresel hâkimiyetinin son bulacağını, Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen kurulacağını biliyor. Nihayetinde önünde diz çökeceğinden korktuğu için Türkiye’nin ne edip edip yolunu kesmeye, imhaya çalışıyor.
 
Türkiye’deki 15 Temmuz Darbe Girişiminin prototipini Dünya Siyonizm’i Osmanlı Devletine karşı da yaptı. Kendi tertibi olan 31 Mart İrtica Vakasını bastırma gerekçesiyle Selanik’teki Yahudi unsurlardan oluşturulan Hareket Ordusu trenle İstanbul’a getirtildi. Sirkeci Garında başına bir Sabetayist Yahudi olan Mahmut Şevket Paşa geçirildi…
 
Şeriat isteriz diye halife padişaha karşı ayaklandırılan 31 Martçıları bastıracağına, Hareket Ordusu sarayı kuşatıp Sultan II. Abdülhamid’i halletti. Ardından İttihat ve Terakki Cemiyeti, bir dizi darbe, baskın, suikast gerçekleştirerek devleti ele geçirdi. Dünya Siyonizm’i İsrail’in kurulması için Osmanlı İmparatorluğunu yıkıp Filistin topraklarını kurtarmayı bu amaçla da Birinci Dünya Savaşını çıkartmayı 1897 Basel Kongresinde kararlaştırmıştı.
 
İttihatçı iktidar hiç yere Osmanlı Devletini Birinci Dünya Savaşına soktu ve birçok cephede birden savaşmak zorunda bırakarak yıkılışını sağladı. Bakiyesi üzerinde 1923 Cumhuriyeti Sabetayist Yahudi azınlığa dayalı bir zümre oligarşisi olarak inşa edildi.
 
Erbakan Millî Görüş hareketini Dünya Siyonizm’inden Osmanlı Devletinin rövanşını almayı hedefleyerek başlattı. Daha ilk günde 1923 hile rejimi ve köle düzenini yıkacağız, Yeniden Büyük Türkiye liderliğinde Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen kuracağız diye amacını ilan etti.
 
Erbakan’a, Millî Görüş’e karşı tamamı ABD’de planlanan 12 Mart 1971 Muhtırası, 12 Eylül 1980 Darbesi, 28 Şubat 1997 Müdahalesi beklenen sonucu vermedi. Partilerini kapatarak, siyasi yasaklı yaparak Erbakan’a engel olmak mümkün olmadı. Erbakan; İttihat ve Terakki Cemiyeti gibi ordu bünyesinde illegal bir siyasi örgüt oluşturmuştu. Bütün darbeleri tersyüz edip 1923 hile rejimi ve köle düzeninin yıkılmasını o sayede hızlandırdı.
 
Millî Görüş içinde yetişen siyasi kadroların kurduğu AKP 14 yıldır tek başına iktidarda hala Türkiye’yi yönetiyor. Erbakan’a yönelik yapılan askeri darbe ve parti kapatma girişimlerinin AKP iktidarına karşı da yapıldığını görmekteyiz.
 
Erbakan’ın kurduğu ve gerçekte Türkiye’yi yönetmekte olan derin devlet İttihat ve Terakki Cemiyetinden beri ülkeyi yöneten Sabetayist Yahudi derin devleti ile iktidar mücadelesinin her aşamasında galip geldi. Sonunda, adına Ergenekon denilen eski derin devleti tasfiyeyi başardı. Lakin arkasındaki küresel güç pes etmedi, mücadeleyi FETÖ üzerinden yürütmek üzere yeni planlar geliştirdi.
 
Oysa daha önce Ergenekon derin devletini tasfiye etmek için milli derin devlet de FET֒yü kullanmıştı. Bu tür illegal örgütler palazlanıp yayıldıkça kontrolleri zorlaşıyor ve güç yetiren her odak bir şekilde devreye girip onları kullanabiliyor.
 
CIA-MOSSAD konsorsiyumunun FETÖ kamuflajıyla yaptığı 15 Temmuz darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Binali Yıldırım Hükümeti ve TSK’nın komuta kademesinin hiçbir istihbaratı, bilgisi olmadığı, olup biteni televizyonlardan izledikleri, önlemeye yönelik ise bir tasarruflarının haliyle olmadığı tümüyle milletin gözleri önünde cereyan eden bir vakıaydı.
 
Tüm dünyanın medyadan canlı olarak takip ettiği 15 Temmuz Darbe Girişimini kimin, nasıl önlediğine ilişkin sorular cevabını bulmuş değildir. El Cezire Televizyonuna yaptığı söyleşi sırasında darbe girişimini eniştem haber verdi deyince muhabir Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı şu soru ile köşeye sıkıştırdı: O halde darbe çok kısa sürede nasıl önlendi ve karışanlar derdest edildi?
 
Yaşananlardan anlaşıldı ki FETÖ darbe hazırlıklarını yaparken adım adım izlenmiş, kimler katıldı/karıştı ise belirlenmiş, yapılacağı günde ise manipüle edilip erkenden başlatılmış ve hazırlanan strateji çerçevesinde darbe girişimi bir karşı darbeyle köklü reform hareketi için fırsata çevrilmek üzere plan yapılmış, başarıyla da uygulanmış, uygulanıyor.
 
Bütün ülkeleri Siyonist Gizli Dünya Devleti unsurları yönetiyor, daha doğrusu yönetiyor idi. Millî Görüş Türkiye’de hâkim konuma gelince millî derin devlet de tüm ülkelerde örgütünün temsilciliklerini ve siyasetteki partnerlerini oluşturmaya başladı. Bu nedenle küresel iktidarı ele geçirmek için şu anda Siyonizm ve Millî Görüş birbiriyle mücadele ediyor. Küresel güç, bu yüzden Türkiye’yi hedef yapıyor. Lakin hemen her ülkede Türkiye yanlıları da var.
 
ABD’yi dünyanın jandarması olarak kullanmak isteyen Siyonistlere karşın; kaynaklarımızın ülke kalkınması ve halkın refahı için kullanılması gerekir diyen Ulusalcılar Türkiye ile ortak siyasi stratejiler belirleyerek birlikte hareket ediyorlar. Türkiye’de Siyonistlerle birlikte ortak stratejiler izleyenler de var. İttifaklar artık ülkeler arası değil, kesimler arası olmaktadır.
 
Rusya’da Yahudi oligarkların hedefi olan Putin yönetimi de Türkiye ile birlikte dünya siyasi arenasında ortak mücadele veriyor. Bu birliktelikler her zaman açıktan yürütülmüyor, çoğu zaman derinden ya da sofistike şekilde sürdürülüyor.
 
İran’da da Haşimi Rafsancani ve Hasan Ruhani ekibi Türkiye ile ortak politikalar oluşturma çabası içinde iken Mahmud Ahmedinejad ve Ali Hameney ise İsrail ile birlikte hareket edip ülkeyi yönetmek istiyorlar. Aynı durum, Türki Cumhuriyetlerde, diğer tüm ülkelerde de söz konusudur. Bu nedenle İran dendiğinde hangi İran, ABD dendiğinde hangi ABD vd. için de aynı soru sorulur.
 
Ancak Türkiye’nin durumu farklıdır. Hangi Türkiye sorusunun sorulması yersiz değil ise de Siyonizm ile küresel iktidar yarışında Türkiye lider konumundadır. Diğer ülkelerde Siyonist unsurlar İsrail ile ittifak halinde, karşıtları da Türkiye ile dirsek temasındalar.
 
Bu, gelişmekte olan bir oluşum olduğundan sistematik şekilde izahı çok kolay değil. Ancak olaylar, gelişmeler bu perspektiften ele alınmadığında açıklanması daha zordur. Almanya, bu hususta en iyi örnektir. Şansölye Merkel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la dayanışma içinde hareket etmek istiyor. Türkiye ve Almanya’da bir kesim buna karşı çıkıyor. Peki, neden?
 
Siyonistlerin Almanya’yı tehlike olmaktan çıkarmak amacıyla ördüğü Berlin Duvarını yıkan ve ülkeyi birleştiren Şansölye Helmuth Kohl’un Erbakan ile iyi ilişkileri olduğunu biliyorduk. Yahudi parası $’a karşı, £ da bir Erbakan projesiydi. Bu sayede Almanya AB patronu oldu. İngiltere ve Fransa Siyonizm hesabına hareket ettiği için Merkel zor durumlar yaşıyor. Kim Türkiye ile birlikte hareket etse Dünya Siyonizm’inin hedefi oluyor. İzahı işte budur.
 
Sayı: 928
YORUM EKLE
    YORUMLAR
DÖVİZ KURLARI
USD 6.6029     EURO 7.2441     IMKB 89644     ALTIN 334,377    
Expression #1 of SELECT list is not in GROUP BY clause and contains nonaggregated column 'Awhaber_elaziggundem.c.id' which is not functionally dependent on columns in GROUP BY clause; this is incompatible with sql_mode=only_full_group_by